Washington'ta yer alan nükleer reaktör tasarım firması TerraPower'ın
kurucusu ve baş yatırımcısı olan Bill Gates, şimdi de Çin'e nükleer yardım
elini uzatıyor.
TerraPower firması adına Çin'in en büyük nükleer grubu CNNC ile
görüşen ve ülkenin nükleer enerji programını tartışan Gates; toplantı ertesi
basın mensuplarına verdiği demeçte; düşük maliyetli, aşırı güvenlikli ve çevre
dostu yapıya sahip bir nükleer reaktör geliştirmek isteyen Çin'e bu yolda
yardım edebileceklerini ifade ederken, önümüzdeki beş yıl içerisinde reaktörün
AR&GE faaliyetlerine yönelik 1 milyar dolar para yatırılabileceğini de
söyledi. Bununla beraber, nükleer endüstri sektörünün dijital pazardan farklı
olarak daha yavaş gelişme gösterdiğini vurgulayan Gates, görüşmelerinin de
henüz başlangıç aşamasında olduğunu dile getirdi.
Çin'in haricinde, Rusya ve Hindistan başta olmak üzere başka ülkelerde de yatırım ortaklığı araştırmaları yürüten TerraPower'ın üzerinde durduğu asıl konu ise TWR (Gezgin Dalga Reaktörü) ismini taşıyan ve mevcut reaktörlerden farklı olarak seyreltilmiş uranyumla çalışan ve bu sayede tek bir dolum ertesinde 40 ila 60 yıl arası kesintisiz çalışabilecek olan yeni nesil bir nükleer reaktör. Günümüzdeki reaktörler zenginleştirilmiş uranyumla çalıştıkları için, işlevselliklerini devam ettirebilmeleri yolunda her 3-5 yılda bir yeniden dolum yapılması gerekiyor. İşte Bill Gates ve firmasının amacı bu TWR'ler sayesinde hem daha az yakan hem de bununla orantılı olarak çok daha çevre ve cep dostu bir nitelik arzeden yeni bir tür reaktör tasarlamak.
Şu anda GNOME Kabuk Uzantıları web sitesi deneme sürecinde ve sadece 47 uzantı bulunduruyor. Ama kullanıcılardan rağbet görmesi halinde bu sayı hızla artabilir.
Web sitesindeki kullanılabilir uzantılardan bazıları şunlar:
- Alternatif Durum Menüsü (GNOME 2 tarzı)
- Uygulamalar Menüsü (GNOME 2 tarzı)
- ...
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Güneş Sistemi’nin dışında birçok bakımdan Dünya’ya şaşırtıcı biçimde benzeyen yeni bir gezegen bulduğu bildirildi.
Biliminsanları, yeni gezegenin yüzeyinde sıcaklığın yaklaşık olarak 22 santigrad derece olduğunu, yıldızının Güneş’e ikizi kadar benzediğini, muhtemelen su ve toprağa sahip olduğunu söyledi. Yeni gezegenin NASA’nın “gezegen avcısı” teleskobu Kepler tarafından bugün yaşanabilir bölgenin ortalarında bulunduğu, bunun da yaşam koşullarının uygunluğuna işaret ettiği belirtiliyor.
Ne sıcak ne soğuk
Kepler’in ilk defa Güneş Sistemi’nin dışında yaşanabilir bölgede ne çok sıcak ne de çok soğuk bir gezegen bulduğu kaydedildi.
Astronomlar sözü edilen bölgede daha önce iki kez gezegen bulduklarını açıklamışlar ancak yaşam için umut vadetmeyen gezegenlerden birinin konumunun çok tartışmalı olduğu, diğerinin de sıcak sınırda olduğu belirtilmişti. Kepler Teleskobu, adını Alman gökbilim, fizik, matematik bilgini Johannes Kepler’den (27 Aralık 1571-15 Kasım 1630) alıyor.
T24
Neden blogger'a taşındım?
- Kendi alan adım ile birlikte blogspot altyapısını ücretsiz olarak kullanabileceğim
- Periyodik olarak web barındırma hizmeti için ödeme yapmak ya da wordpress yazılımını güncellemek zorunda kalmayacağım
- Güvenlik gerekçesiyle koyduğum hatırlaması zor şifrelerden biri eksilmiş olacak
- Böylece, günlüğü daha sık güncelleyip kolayca yeni girdiler ekleyebileceğim
Ekvatordaki Tungurhaua Yanardağının havaya kor haline gelmiş kayalar fırlatarak faaliyete geçtiği bildirildi.
G.Amerika Jeofizik Enstitüsünden bildirilen habere göre dün öğleden sonra yanardağın faaliyete geçtiği duyuruldu.
Hollandalı bilim insanları, 2009’da dünyada yaklaşık 9 bin insanın ölümüne yol açan kuş gribi virüsünün “çok daha bulaşıcı ve öldürücü” bir türünü geliştirdi.
Erasmus Tıp Merkezi’nde, kuş gribine yol açan H5N1’in genetiği üzerinde oynayan Ron Fouchier liderliğindeki ekip, sadece beş mutasyonun (gen değişimi), virüsü dünya nüfusunu silip süpürecek kadar bulaşıcı hale getirebileceğini keşfetti.
İnsanlara benzer solunum yollarına sahip dağ gelincikleri üzerinde test edilen yeni virüs, çok kısa sürede milyonlarca kişiye bulaşma kapasitesine sahip.
YANLIŞ ELLERE GEÇERSE
Araştırma, bilim dünyasında büyük tartışma yarattı. Genetiği değiştirilmiş virüsün “yanlış ellere düşmesi” halinde biyolojik savaşa yol açması endişeleri dile getiriliyor.Daily Mail Gazetesi, virüsün “şarbondan beter” olduğunu ve tüm uygarlığı tehdit edebilecek potansiyele sahip olduğunu yazdı.
Araştırmayı H5N1’i daha iyi anlamak için yapan Fouchier, “yapılabilecek en tehlikeli virüs” dese de, yöntemini yayımlamaya kararlı.Konu bilimsel yayın özgürülüğünü de tartışmaya açtı. Hollanda Ulusal Biyogüvenlik Danışma Kurulu ise makaleyi yasal olarak engelleyemese de basından yayınlamamasını rica etmeyi değerlendiriyor.
[NTV]
Japonya‘da, Fukuşima Nükleer Santrali‘nin Mart ayındaki depremden zarar görmesinden bu yana ilk kez pirinçte radyoaktif sezyum maddesi düzeyinin güvenlik sınırını aştığı belirlendi.
Yetkililer, pirinçten alınan örneklerin santrale 60 kilometre uzaklıktaki Fukuşima kentindeki bir çiftlikten geldiğini kaydetti.
Hükümetin, bölgeden sevkiyatları durdurmayı düşündüğü belirtildi. Japonya’da son aylarda et, mantar ve yeşil çay gibi gıda ürünlerinde radyasyon tespit edilmişti ancak ülkenin temel gıda maddesi pirinçte radyasyona rastlanmamıştı. Pirincin, marketlere pazarlanması için hazırlandığı ancak satış yapılmadığı kaydedildi.
Pirinçte radyoaktif sezyumun bulunması, rüzgar ve yağmurla ülkenin doğu kesimlerine yayılan radyasyonun izini sürmenin zorluklarına dikkat çekti.
Japonya’da 11 Mart’ta meydana gelen depremin, Fukuşima nükleer santralinde oluşturduğu hasar ülkeye büyük miktarda radyasyon yayılmasına neden olmuştu. Fukuşima’daki patlama, Çernobil santrali felaketinden bu yana en büyük nükleer felaket olarak kayıtlara geçti.




